Skip to content

Diyarbakir Zindani

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size
Ana Sayfa
ZAMAN da Müze olsun önerisi PDF Yazdır E-posta



İşkence ve kötü muamele ile tanınan Diyarbakır'ın
Bağlar ilçesindeki E Tipi Cezaevi halen hapishane olarak kullanılıyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker dün cezaevinin taşınacağını,
yerine de okul inşa edileceğini açıkladı. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri
cezaevinin kapatılmasını olumlu bulurken, okula dönüştürülmesine karşı çıkıyor.  
 
 
 

Diyarbakır Cezaevi müze olsun önerisi 
 
 
İşkence ve kötü muamele ile tanınan Diyarbakır'ın Bağlar ilçesindeki E Tipi Cezaevi halen hapishane olarak kullanılıyor. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker dün cezaevinin taşınacağını, yerine de okul inşa edileceğini açıkladı. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri cezaevinin kapatılmasını olumlu bulurken, okula dönüştürülmesine karşı çıkıyor. 
 
 
 
Meşhur cezaevinin okul yerine insan hakları ve işkence müzesine dönüştürülmesi öneriliyor.

Diyarbakır Cezaevi'nde 4 yıl yatan avukat İsmail Erdem Gencan, cezaevinin müze yapılması için bir yıldan bu yana çalışma yürüttüklerini söylüyor. Diyarbakır Cezaevi'nde yatan Gencan, "Oradan 10 binden fazla insan geçmiştir. Orası, tutuklu ve hükümlülerin mektupları, günlükleri ve cezaevi ile ilgili yazıların yayınlanacağı bir hesaplaşma müzesine dönüştürülmeli." diyor. 1981 Şubat'ında Diyarbakır Cezaevi'ne girip, 1982 sonlarında çıkan avukat Sabahattin Korkmaz da eğitimin hayırlı bir iş olduğu ancak vahşetin unutulmaması için oranın müzeye dönüştürülmesinin daha faydalı olacağı görüşünü dile getiriyor. Cezaevinin kaldırılması bölgeye önemli bir mesaj iletiyor. Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar, cezaevinin taşınacak olmasını bu açıdan olumlu bir gelişme olarak niteliyor. Toplumun geçmişini unutmadan ileriye bakması için oranın bir okul olmaması gerektiğini düşünüyor. Müze yapılmasını istiyor. Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Sezgin Tanrıkulu ise cezaevinin Kürt meselesinin dönüm noktalarından biri olduğu düşüncesini taşıyor. Çocukların 'Burada insanlar öldürülmüş, ben okuyorum' algısına kapılmaması gerektiğini belirten Tanrıkulu, "Fikir güzel ama tatbiki farklı olması lazım. Burası bir müze, bir araştırma merkezi haline getirilmeli." ifadesini kullanıyor. ZAMAN
 
MEHMET GÖKÇE DİYARBAKIR

ZİNDAN MÜZE OLSUN

Hükumet, yüzlerce insanın işkence gördüğü ve bir kısmının işkencede öldüğü Diyarbakır Cezaevi'nin şehir dışına taşınacağını, yerine de okul yapılacağını açıkladı. “Kürt açılımı”nın ilk adımı olarak sunulan açıklamaya dernek ve sendikalardan tepki geldi: “Cezaevi utanç müzesi yapılsın!”

Hükumetin içeriği hala belli olamayan “Kürt açılımı”nda “ilk somut adım” olarak, özellikle 12 Eylül sonrası yaşanan işkencelerle tanınan Diyarbakır Cezaevi'nin şehir dışına taşınacağı açıklandı. Cezaevi kapatılmıyor, yalnızca yeri değiştiriliyor. Cezaevinin şu anda üzerinde bulunduğu 45 dönümlük alana okul yapılacağı söyleniyor. Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlarla yakından ilgilenen demokratik kitle örgütleri ise cezaevinin yerine, yaşananları anlatan bir müze yapılmasını istiyorlar.

Hükumet kanadından konuyla ilgili açıklama Tarım Bakanı Mehdi Eker'den geldi. Eker, “Milli Güvenlik Kurulu'nda bu çalışmaların sürdürülmesi yönünde tavsiye kararı alındı. Biz de üzerimize düşeni yapacağız. Diyarbakır Bağlar Cezaevi'ni şehrin dışına taşıyoruz” diye konuştu.

Cezaevi'nin Ergani yolu üzerinde Adalet Bakanlığı'na ait bir araziye taşınacağı, şu anki yerine de 5 yeni okul yapılacağı belirtiliyor.

Utanç ya da İnsan Hakları Müzesi olsun
Konuyu yakından bilen dernek ve sendika temsilcileri ise, DİHA'ya yaptıkları açıklamalarda, bir dönem insanlık dışı işkencelerin sistematik olarak uygulandığı cezaevinin okul yapılmasının, olayların üzerini örtmek anlamına geleceğini belirterek, oranın bir utanç müzesi haline getirilmesini istediler.

78'liler Vakfı Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Diyarbakır Cezaevi'nin “orada neler yaşandığının, kimlerin neden ve nasıl işkence gördüğünün anlatılacağı bir İnsanlık Müzesi olması gerektiğini” söylerken, Diyarbakır Cezaevi Gerçekleri Araştırma ve Adalet Komisyonu Üyesi Celalettin Can da cezaevinin “Bir daha aynı şeylerin yaşanmamasını gösteren bir galeri, bir insanlık müzesi,” olması gerektiğini ifade ediyor. “Oraya okul yapmaya çalışanlar işkencelerin ve vahşetin üstünü örtemezler” diyen Can, “İnsanların diri diri yakıldığı Madımak Oteli de kebap evi yapıldı. İnsanların öldürüldüğü, işkence gördüğü bir yerde hiçbir şey yaşanmamış gibi orada okul yapılmasının etik olmayacağını düşünüyoruz” diyor.

Eğitim-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Karahan da o alanın okul haline dönüştürülmesinin sorunları çözmeyeceğini belirterek “Maalesef hafızalarımızı çok taze tutamıyoruz. 1980'li dönemlerde o cezaevinde yaşananlar, bugün bir çıkış noktasına gelmiştir. Biz oranın okula değil müzeye dönüştürülmesini istiyoruz. Bu müzenin adı vahşeti uygulayanlar için utanç müzesi, orada onuruyla ayakta kalanlar için demokrasi müzesi olsun” diyor.

İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey de Cezaevi'nin arazisine okul yapılması ile ilgili olarak, “Diyarbakır E Tipi Cezaevi, işkence ve ölümlere dair hafızalarımızda çok kötü anılar bırakmıştır. İnsanın kabul edemeyeceği çok ağır insan hakları ihlaline tanık olmuş koridorların, duvarların, mazgalların ve demirlerin aynen korunarak bir İnsan Hakları Müzesi'ne dönüştürülmesi gerekir” diye konuştu.

(soL-Haber Merkezi)

 
< Önceki   Sonraki >