Skip to content

Diyarbakir Zindani

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size
Ana Sayfa
Asat Oktay şehitmiş! PDF Yazdır E-posta

 Vefa… Serpil Yıldıran gözü yaşlı bir şehit eşi. Onun eşi 1988 yılında şehit edildi. Ancak bugünlerde her gün yargısız bir infaz ile yeniden ve yeniden şehit ediliyor Serpil Hanım’ın müteveffa eşi. İçi acıyor Serpil Hanım’ın ve sessiz çığlığı maalesef gerekli yerlerden yanıt bulmuyor.

 

Kuran-ı Kerim’de şehitliğe biçilen mertebenin yüksekliğini herhalde İslam referansını her daim kullanan AÇILIMCILAR biliyorlardır.Gültekin Yıldıran tıpkı ağabeyi Timuçin Halil Yıldıran gibi askerliği baba mesleği bilmiş onurlu bir TÜRK subayı. Onlar şikâyet ve üzüntülerini anneleri gibi sessiz çığlık ile dahi dile getiremiyorlar. Zira devlet görevindeler. Ancak hukuk devletindeyiz ve hukuk yolu ile üzüntülerinin hesabını soracaklar.Gültekin yüzbaşının 25 aylık bir oğlu var.  Küçüğe şehit dedesinin ismini vermişler ama önüne de dedesine yakışan "YİĞİT" sıfatını koymuşlar. Küçüğün ismi Yiğit Esat Yıldıran. Küçük Yiğit de büyüdüğünde dedesi Esat Yıldıran’ın mezarını ziyaret edecek.  Fatiha okuduktan sonra dedesi ile duyduğu haklı gururu paylaşacak muhtemelen babası, amcası ve babaannesi ile birlikte.


Şehit piyade Binbaşı Esat Oktay Yıldıran 22 Ekim 1988 tarihinde İstanbul’da iki oğlu ve eşi ile birlikte bindiği halk otobüsünün içinde kahpece bir suikast ile PKK tarafından şehit edildi. Abdullah Öcalan tetikçiyi Şam’da bizzat kabul ederek "bizim büyük bir düşmanımızı öldürdün" diye tebrik etti.


Şimdi Yüzbaşı olan Gültekin o tarihte henüz 5. sınıfa gidiyordu. Babasının kucağındayken babasının talimatı ile yaşlı bir amcaya yer vermek için annesinin koltuğuna doğru kalktığı anda, babası hain terörist tarafından şehit edildi.


Şehit piyade Binbaşı, iki suikasttan yalnız başına iken kurtulmayı becermişti. Ancak tüm ailesi ile birlikteyken dikkati ailesine dönük olduğu için kahpe pusudan çıkamadı. Oracıkta iki oğlu ve eşinin önünde başına sıkılan üç kahpe mermi ile şehit edildi.
Şimdi gözü yaşlı Serpil hanımın elinde bir tomar belge bulunuyor.


Birini eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel vermiş; T.C DEVLET ÖVÜNÇ MADALYASI BERATI. Diğerini ise Genel Kurmay Başkanlığı vermiş; TSK ÖVÜNÇ MADALYASI BERATI. Bir de verilmiş DEVLET ŞÜKRAN BELGESİ var.


Neden almış bu belgeleri Şehit piyade Binbaşı Esat Oktay Yıldıran? “YÜCE TÜRK MİLLETİNİN GÜVEN VE HUZURU İÇİN BÜYÜK BİR VAZİFE ANLAYIŞI İLE HAREKET EDEREK, CANINI FEDA ETMEKTEN KAÇINMADIĞI, FERAGAT VE FEDAKÂRLIKLA BAŞARI DOLU ÇALIŞMALARIYLA TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE TÜRK MİLLETİ ADINA HAKLI GURUR KAYNAĞI OLMASI VE HAKLI ŞÜKRAN DUYGULARI DOĞURMASI” olarak açıklanmış belgelerin verilme nedeni.


DİYARBAKIR CEZAEVİNİ TERÖRİST YUVASI OLMAKTAN ÇIKARDIĞI İÇİN ŞEHİT EDİLDİ ESAT BİNBAŞI. Şimdi ise “KÜRT AÇILIMI” nedeni ile gazetelerde her gün aziz hatırasına hakaret ediliyor. Eşi ve iki oğlu ne yapsın, "VATAN SAĞOLSUN " diyerek haklarını mahkemede arayacaklar. VEFA’dan vazgeçmişler hiç olmazsa hatırasına yapılan saldırılar dursun istiyorlar.  KÜRT AÇILIMI için davul çalanlar, hukuk ve demokrasiyi VATAN EVLATLARI için de isteyebilecekler mi?  İşte size bir örnek…
Şehit babanın şildini üsteğmen oğlu aldı

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı'nda dün emekliye ayrılan subay ve astsubaylar için bir tören düzenlendi.
Törende Güneydoğu'da terör örgütü PKK ile girdiği çatışmada yaşamını yitiren Binbaşı Esat Yıldıran'ın ailesine de bir şilt verildi. Annesi Serpil Yıldıran ile birlikte şildi alan oğul Üsteğmen Yıldıran salonda bulunanlar tarafından uzun süre alkışlandı. Baba mesleğini seçen Üsteğmen Yıldıran, "Böyle bir babaya sahip olduğum için gururluyum" derken gözyaşlarına hakim olamadı.

Ali EKEYILMAZ
Sabah gazetesi
29.08.2001

İzmirli avukat Tarcan Ülük, 1980-1982 yılları arasında Diyarbakır Cezaevi Komutanlığını yaptığı yıllardaki uygulamaları nedeniyle ithamlarda bulunulan ve "işkenceci" olduğu iddia dilen Şehit Binbaşı Esat Yıldıran hakkında düzenlediği basın toplantısında, "Kürt açılımı bahanesiyle aziz şehitlerimizin hatıratlarına bu derece aleni hakaret edilmesine bizim hukuk düzenimiz izin vermez" dedi.

Avukat Tarcan, düzenlediği basın toplantısında, Yıldıran ailesinin talebi üzerine açıklama yaptığını ve ailenin mağduriyetini dile getirmek istediğini belirtti. 1980-1982 yılları arasında dört aylık rotasyon görevi nedeniyle Diyarbakır Cezaevi Komutanlığı'na getirilen Binbaşı Esat Yıldıran'ın görev yaptığı süre içindeki uygulamalar nedeniyle cezaevinde PKK'nın doğuşuna neden olduğu yönünde iddiaların ortaya atıldığını belirten Avukat Ülük, şöyle konuştu: "Diyarbakır Cezaevindeki uygulamalarla ilgili çok

sayıda iddia da basında sıklıkla yer aldı ve yer alıyor. Maalesef devlet görevlileri de bunları doğruluyor. Türkiye Cumhuriyeti'ni idare edenlerin PKK'nın doğumunu 1980-1982 yıllarındaki yönetime mal etmesi çok yanlış. Devlet övünç madalyaları alan bir asker, Genelkurmay'dan şükran belgeleri alan bir asker aradan ne geçiyor da şimdi PKK'nın doğuşuna sebep olmakla suçlanıyor? Bunu kanıtlayan bir mahkeme kakarı da yok ortada. Şehit Binbaşı'nın ailesinin şimdi bu belgeleri, takdirnameleri, teşekkür belgelerini

devlete iade mi etmesi gerekiyor?"

Avukat Ülük, şehit edilmeden önce Binbaşı Yıldıran'ın MİT raporlarına göre PKK'nın ölüm listesinin ilk sırasında yer aldığını belirterek şunları söyledi: "Kürt açılımı bahanesiyle aziz şehitlerimizin hatıratlarına bu derece aleni hakaret edilmesine bizim hukuk sistemimiz müsaade etmez. Ancak vicdanlarda bunun sessiz kalması aileyi çok üzüyor. Eğer aksi bir durum varsa aile tüm bu belgeleri devlete iade etmeye hazır."

Avukat Ülük, Binbaşı Yıldıran'ın iki oğlunun da TSK mensubu olduğunu, eşi Serpil Yıldıran'ın ise eşine düzenlenen süikastın ardından yıllardır psikolojik tedavi gördüğünü belirterek, Esat Yıldıran hakkında açıklama yapanlar hakkında idari dava açacaklarını, 300 bin TL civarında tazminat talep edeceklerini ve davanın kazanılması durumunda da ailenin bu parayı Mehmetçik Vakfı'na bağışlayacağını sözlerine ekledi.
Kaynak Haber FX

 
< Önceki   Sonraki >