|
Unutamam ki - İrfan Babaoğlu |
O günleri unutmak mümkün değil ki...' İrfan Babaoğlu (47, yazar, cezaevinde 20 yıl kaldı) "1980'in kasım ayında Siverek'te gözaltına alındım. 40 güne yakın gözaltında kaldım. Yapılan yargılamalardan sonra idam cezası aldım. 1991'de çıkarılan bir yasayla cezam 20 yıla düştü ve 2000 yılında tahliye oldum. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Fare Yedirdiler - Sakine Arat |
Bir anne ne yaşar? Bir kuş yuvada yavrusuna dokunduğun zaman ne yapar? Çırpınır, ben de çırpındım. Gece gündüz kolordu kapılarında süründük, dilekçeler verdik. Çocuklarımın her ikisi de işkencedeydi. Tacettin 1979'da yakalandı, 1982'de çıktı ve gitti. Cemal zaten çıkamadı. En küçükleri askerde bile işkence gördü, o da dağa gitti. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bambaşkaydı - Av. Mustafa Özer |
'Diyarbakır'ın 12 Eylül'ü bambaşkaydı'Av. Mustafa Özer "Avukatlığa 1980'de başladım. Mesaisinin tümünü sıkıyönetim mahkemelerinde geçiren üç-beş avukattan biriydim. Hem yargı kurumu hem bizler, hukukçuluk oynuyorduk. Diyarbakır Cezaevi'nde meydana gelen vahşete birebir tanıklık yaptım. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yüzüme Tükürmeleri .. Nurettin Yılmaz |
|
'Yüzüme tükürmeleri için yalvardım, tükürmediler'
Nurettin Yılmaz (Eski bakan ve milletvekili) "Fahri Korutürk'ün süresi dolduğunda, 'Bir Kürt Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olabilir,' dedim ve adaylığımı koydum. Ama bunu kimse içine sindiremedi ve beni 'Kürdistan cumhurbaşkanı' olarak nitelediler. Darbe geldiğinde, Barış Davası'ndan tutuklandım ve Diyarbakır Cezaevi'ne gönderildim. |
|
Devamını oku...
|
|
|
35. Koğuş- Karasu, Ayata, Güzel |
 "Devlet güçleri Diyarbakır zindanındaki tutsakları teslim almak için özel işkence yöntemlerini devreye koyar. Onlara göre tutsaklar onların askeridir ve onlar gibi olmalıdır. “Yaşamın ve varlığınla benim olmalısın” mantığı hakimdir. Kürt halkı için istenen, tutsaklar şahsında sürmektedir. Her koğuşun kapısına 13/1 no'lu talimatnamede de bu kendini belli etmektedir" |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Korkak ve Suçlu Evren - Selim Çürükkaya |
|
Milliyet Gazetesinden Sayın Fikret Bila’ nın 12 Eylül Cuntasının lideri Kenan Evren ile yaptığı söyleşinin Diyarbakır cezaevi bölümü dikkatimi çektiği için okudum. Suçlu kişi kendini savunurken, masum olduğunu söylerken kendini ele verir. Kenan evren de aynen böyle yaptı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Netekim Benim işkenceden haberim yok. Kenan Evren |
"12 Eylül'de bir hatamız da oydu. Kürtçe konuşmayı yasakladık. Şöyle yasakladık: Konuşmalarda, mitinglerde, şurada burada Kürtçe konuşulmayacak. Okulda filan Kürtçe tedrisat yapılamaz dedik. Neden dedik? Ben Devlet Başkanı'yken, bir köyde ilkokula gittim.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Ağzına İşeyeceksin -Bydigi.com |
|
|
Gazete Patronu Orhan Özcanlı - Enis Berberoğlu |
|
Bugün yaklaþýk 800 (yazý ile sekiz yüz) tirajý olan Öncü Gazetesi'nin patronundan söz edeceðiz. Bu yayýn organý, yaklaþýk bir yýldýr DYP lideri Tansu Çiller'e en ufak muhalefete bile göz yummuyor. Cumhurbaþkaný, komutan, gazeteci dinlemeden küfür yaðdýrýyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Katliamın Tanığı - Ali Yerme |
|
DİHA) - Diyarbakır Cezaevi'nde 11 yıl önce 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan gardiyan, polis, asker saldırısına tanık olan Ali Yerme, yaşanan katliamın devletin sistemli bir eylemi olduğunu söyledi. Katliamın arkasında yer alan devletin imha politikasının tüm yönüyle açığa çıkarılmadığını belirten Yerme, "O gün bize 'Allah Allah' naralarıyla saldırdılar. Kalasların ucuna beton çivileri çakmışlardı. Bu çiviler vücudumuzu delip, etimizi parçalıyordu... Katliamı yaşayanların dışında hemen herkes unutmuş gibi. Oysa bu katliam sıradan bir katliam değil. Bunun perde arkasının irdelenmesi ve açıklığa kavuşturulması hayati önem taşıyor" dedi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Duvarlar hala yıkılmayı bekliyor |
İnsan tarih kitaplarından, belgelerden, anı ve biyografilerden çok şey öğrenir... Yaşanmışlıkların herbiri yaşanabileceklerin göstergesidir. Çekilen acı, yengi ve yenilgi.. Bir bir, kökünden koparılmış bir kağıt parçasına can verir. Ama bir de duvarlar vardır. Duvarların sesini bir kez duyunca insan, gelecekte bugünü yazmak yerine, bugün geleceği yazmaya soyunur. Çünkü ışık sızdırmayan o soğuk duvarların her birinde hiçbir kuvvetin engelleyemeyeceği bir sızıntı vardır! |
|
Devamını oku...
|
|
|
12 Eylül' ün Auschwıts' i - Selim Fuat |
"Kürt sorununun büyük dönemeç noktalarından biri olan ve Diyarbakır Cezaevi ile simgelenen vahşet uygulamaları, 12 Eylül faşizminin ve özellikle 1990 sonrasında yükselen savaş koşullarının ağır sansürü ile üzeri örtülmeye çalışılsa da, yaşayanların anlatımlarıyla gün yüzüne çıkmıştır. Kürt halkının haklı öfkesinin pekişmesine ve güçlenmesine yol açan bu vahşet sürecinin Türkiyeli işçilerce de 12 Eylül’ün tüm diğer uygulamalarıyla beraber iyi bilinmesi ve hesabının sorulması için mücadele edilmesi gerekiyor." |
|
Devamını oku...
|
|
|
Arkadaşlar, yoldaşlar - M. Cahit Şener |
Hayri, Mazlum, Kemal, Ferhat, Hüsnü, M. Emin Yavuz ve daha nice yoldaşımız, ne bir parça ekmek dilenirken, ne de sırça köşklerde lüks yaşamak uğruna yaşamlarını feda ettiler. Onları en iyi siz bilirsiniz; onların kavgalarının tanığı ve ortağısınız. Tarih konuşmayan tanıklardan hoşlanmaz! Konuşturun tarihsel tanıklığınızı ve ortaklığınızı! Ve unutmayalım ki, tarih affeden değildir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Adını koyamadım - M. Cahit Şener |
Diyarbakır cezaevinde zulme karşı direnen en önemli önderlerden birisi olan Mehmet Cahit Şener, Diyarbakır cehenneminden sağ olarak kurtuldu. Bekaa vadisine ulaşabildi orada Abdullah Öcalan güdümünde Diyarbakır cehhenemine benzer bir cehennemin de Bekaada kurulduğunu fark etti. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Kenan Evren Hain! - Yalçın Küçük |
Kendisi ve soyadı Küçük ama yaptıkları işler büyük olan, göründüğü kadar görünmeyen tarafları daha fazla olan Yalçın Küçük Kenan Evren ve Diyarbakır zindanı hakkında çok ilginç açıklamalar yaptı Ve farkına varmadan iki ayrı yüzünü sergiledi. Tıklayınız:
http://www.youtube.com/watch?v=U_1RMYvDm2c |
|
|
Mercan Dağları - Mehmet Özcan |
|
Cafer Cangöz ve Aydın Hanbayat Diyerbekır zindanının hücre blümünde yanı 35 koüğüş olarak tabir edilen yerde kalıyorlardı. Zulüm ve baskı altında uzun süre direndiler, yeri geldiğinde zulüme karşı direndiler. Tahliye olunca Dersim dağlarında özgürlük aramaya çıktılar. ve orada destanlaştılar. Onların destanını Mehmet Özcan'ının sesinden dinlemek istiyorsanız tıklayın:
http://www.youtube.com/watch?v=HqCPe-CxyDM |
|
Devamını oku...
|
|
Diyarbakir Zindanının sayfaları arasında dolaşırken, işkencelerle ilgili bölümleri okurken Beyto Can' ın Lo Dılo stranını dinlemek bir başkadır. Tıklatınız :
http://www.youtube.com/watch?v=GVE6YDHvmJg |
|
|
Sanatçı Fate' ninde Diyarbakır zindanıyla ilgili bir klibi ver. Hemde çık anlamlı bir görüntüyle birlikte. Diyarbakır surlarının burcunda Kürdistan bayrağı dalgalanıyor. Kürdistan devletinin başkanı Sayın Mesut barzani selama durmuş. Tıklayınız:
http://www.youtube.com/watch?v=8x5XLGGkujk |
|
AÇLIK GREVLERI/ ÖLÜM ORUÇLARI, TTB VE SON TARTISMALAR*
(Türk Tabipleri Birligi Toplum ve Hekim Dergisi Kasim-Aralik 2000 Sayi: 6'da yayinlanmistir.)
Ata SOYER**
* 6-10 Ocak 2001 tarihlerinde Evrensel Gazetesi'nde yayinlanmistir. ** Halk Sagligi Uzmani, Dokuz Eylül Ü. Tip Fak. Halk Sag. AD Ögretim Üyesi (Türk Tabipleri Birligi Toplum ve Hekim Dergisi Kasim-Aralik 2000 Sayi: 6'da yayinlanmistir.) |
|
Devamını oku...
|
|